Bilgiustan.com Web Sitemize Hoşgeldiniz, 23 Kasım 2017

Kadınlarda Erkeklerde Kısırlık Belirtileri

Kadınlarda Erkeklerde Kısırlık Belirtileri

Kadınlarda Erkeklerde Kısırlık Belirtileri

Kısırlık
Doğum kontrol yöntemlerinden herhangi birinin kullanılmamasına ve düzenli olarak ilişkiye girilmesine rağmen 1 yılın sonunda gebe kalınamaması durumuna Kısırlık (infertilite) denir. Çoğu çift 1 yıllık cinsel hayat gerçekleşmeden, gebe kalınmaması dolayısıyla kısırlık ile karşılaştığını düşünerek sağlık kuruluşlarına başvururlar. 1 yılı tamamlanmamış durumlarda kısırlıktan söz etmek mümkün değildir. Ayrıca bu dönemin tamamının kesintisiz olarak geçirilmesi gerekir. Bu durumda 2- 3 gün arayla ilişkiye girilmesi idealdir (adet dönemleri haricinde). Özellikle yumurtlama dönemi daha sık ilişkiye girilmesi ( ortalama 2 günde 1) gebelik ihtimalini artıracaktır. Bu duruma ara verilmesi durumunda da kısırlıktan söz etmek mümkün değildir. Normal bir cinsel hayatta partnerlerin, herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmadan gebe kalınması oranı aylık yüzde 25’tir. Erkeklerde sperm sayısının azlığına ya da kadınlarda over hücresinin gerekli olgunluğa erişememesi en sık karşılaşılan kısırlık belirtileri arasındadır.
Kısırlık çoğunlukla hiçbir belirtiye neden olmamaktadır. Kısırlığın Belirtileri genellikle, beraber seyreden hastalıklara ait belirtilerdir.

Kadınlarda Erkeklerde Kısırlık BelirtileriKısırlık Belirtileri
• Hiperprolaktinemi (prolaktin hormonunun yüksekliği) durumunda göğüslerden süt gelmesi,
• Over kistlerinde aşırı tüylenme ve kilo alma,
• Endometriozis’de yoğun kasık ağrıları ile kasık bölgesinde kaşıntı meydana gelebilir.
• Erkeklerde imminolojik dengesizlik,
• Uzun süreli varikosel sorunu,
• Kadınlarda adet düzensizliği de kısırlık belirtisi olarak değerlendirilebilir.

Kısırlık çoğunlukla çeşitli psikolojik, çevresel faktörler ile bir takım hastalıklardan kaynaklanabilir. Kısırlıkta bir takım grup sınırlandırmaları mevcuttur. Bunlar:
• Grup 1
• Grup 2
• Grup 3
Grup 1: Hipotalamus, hipofiz yetmezliği ,Hipogonadotropik ve hipogonadizm sınıfıdır. Kısırlık belirtileri; hipotalamik amenore, strese bağlı amenore, anoreksiya nevroza ve kallman sendromu bulunur. FSH ve estrojenleri düşüktür, prolaktinleri normaldir.

Tedavi
• Human menopozal gonadotropin,
• Rekombinant FSH-LH preperatları ilk tercih edilir.
Grup 2: Hipotalamohipofizer disfonksiyon vardır. Bu grup hastalar normogonadotropik ve normoestrojeniktirler. Bu grup içerisinde anovulatuar ve oligomenoreik hastalar vardır. En çok bilineni PKOS’dur.
Tedavi: Grup 2’de ilk seçenek klomifen sitrattır. Klomifen sitrata dirençli olgularda metformin ile
birlikte klomifen sitrat denenebilir. Ayrıca deksametazon ve bromokriptin de klomifen sitrata eklenebilir. Yine klomifen sitrata dirençli olgularda FSH preperatları kullanılabilir.

Klomifen sitrat: Parsiyel estrojen reseptör agonistidir. Hipotalamik ve hipofizerde agonistik etkisi
vardır. Buradaki estrojen reseptörlerine uzun süre bağlı kalır. Bu alandaki estrojen reseptörlerini azaltır. Sonuçta hipotalamus dolaşımdaki estrojen miktarını anlayamaz. GnRH ve bu sayede FSH ve LH salınımını arttırır. Klomifen sitratın dezavantajı uterus, serviks ve vajende antiestrojenik etkisini olmasıdır. Bu nedenle implantasyonu olumsuz yönde etkiler.
Kısırlık belirtileri için kullanılan bu etken madde, yan etkilerinden dolayı implantasyonu engellediğinden geçici kısırlığa neden olabilir. Ancak bu etki klinik olarak önemsizdir. Karaciğer hastalığı, gebelik ve over kisti bulunanlarda kesinlikle kullanılmaz.

Yan Etkileri
• Ateş basmaları (en sık)
• Abdominal şişkinlik
• Baş ağrısı, Bulantı, kusma
• Görme bozukluğu (tedaviyi mutlaka kesmek gerekir.)
Grup 3: Over yetmezliği vardır. Hipergonadotropik hipogonadizm tablosu bulunur. Belirtileri arasında Estrojen düşüklüğü bulunur. Over yetmezliği ve rezistan over sendromu bu gruptadır.
Tedavi: Grup 3 tedavi grubunda tedavi sonrası geri dönüş oranı oldukça düşüktür. Bu hastalar genellikle grup 1 ve 2’de bulunan hastaların ilerlemesi ve grup 1 ve 2’de uygulanan tedavi yöntemlerinin sonuçsuz kaldığı vakalardır.
Kısırlığın tespitinde kadınlarda adet dönemi öncesinde alınan ovum örneği ve homonal denge üzerinden tespit yapılır. Erkeklerde ise bu tespit biraz daha zordur. Sperm testi ile sperm sayımı yapılarak kısırlık teşhisi konulabilir. Hiç spermi bulunmayan yani azospermi durumunda aşılama yoluyla kısırlık tedavisi mümkündür. Sperm sayısı az olan erkeklerde ise mikroenjeksiyon yöntemi ile çocuk sahibi olmak mümkündür.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

CLOSE
CLOSE
Daha fazla Sağlık
İkiz Gebelik Nasıl Olur? (Dizigotik- Monozigotik İkizler)
İkiz Gebelik Nasıl Olur? (Dizigotik- Monozigotik İkizler)

İkiz Gebelik Nasıl Olur? (Dizigotik- Monozigotik İkizler) İkiz gebelik halk arasında bir...

Gebelikten Korunma Doğum Kontrol Yöntemleri
Gebelikten Korunma Doğum Kontrol

Gebelikten Korunma Doğum Kontrol Yöntemleri Gebelikten Korunma Yolları Gebelikten korunma yolları, kontrasepsiyon...

Neden Hasta Oluruz Doktorlar Hastalığı Nasıl Anlar?
Neden Hasta Oluruz Doktorlar Hastalığı Nasıl Anlar?

Neden Hasta Oluruz Doktorlar Hastalığı Nasıl Anlar? İnsanlar Neden Hasta Olur? Doktorlar...

Kapat